// türkiyeli heykel

Güzel İstanbul Heykeli

Heykel bir ülkenin kaderini değiştirebilir mi gerçekten, taştan bi heykel?

Hadi biraz yakın tarih ile kafa şişireyim. Türkiye Cumhuriyeti çok partili siteme geçtikten sonra ilk defa bir sol hareket sandıktan birinci parti olarak çıktı, 1973 genel seçimlerinde. İnönü’nün yerine geçen, yaptığı Çalışma Bakanlığı süresince işçilerle iyi ilişkiler kuran Bülent Ecevit’in CHPsi %33 oy alarak birinci parti olarak çıkmıştı ama tek başına iktidar olmak için yeterli çoğunluğa sahip değildi. Ecevit, çözümü Erbakan’ın başında olduğu Milli Selamet Partisi ile koalisyon kurmakta buldu. Koalisyon ilk başta güzel giderken, MSP’nin anti-laik davranışları ve Erbakan’ın büyük hedefleri anlaşmazlıklara neden oldu. Tam o sırada Cumhuriyet’in 50. yılı kutlanmaktadır. Dolayısı ile de İstanbul’un dört bir yanına Cumhuriyeti anlatan Cumhuriyet’in 50. yılı heykelleri hazırlanmaktadır. Bunlardan biri de Gürdal Duyar‘ın yaptığı, fotoğraftaki Güzel İstanbul Heykeli’dir. Okumaya devam et »

// we were promised jetpacks

we-were-promised-jetpacks

Fotoğrafın baskısını saklamakla, hard disklerin içinde depolayarak saklamak arasında fark var. Hayır, önemli fark baskılara dokunabilmek değil bence. Baskılar anılarla birlikte eskiyebiliyorken, CD’deki fotoğraflar hala ilk günü dijital soğukluğu ile yansıtıyor. Yani Efe? Yanisi, unutmak doğanın bize verdiği bi yetenek olabilir. Yeniden başlayabilmek için.. Belki de dijital kalan fotoğraflar bu zinciri bozan, bilinç toprağımızın plastik atıklarıdır. Okumaya devam et »

// kaldı üç nal ve bir at

Televizyon insanın hayatında büyük etkiye sahip, hayallerimiz televizyondan gördüklerimiz doğrultusunda şekilleniyor. Küçükken Fox Kids’te rastladığıma sevindiğim iki çizgi film vardı: Bobby’nin Dünyası ve Jim Button. Bobby evi bisikleti ile turlayan ve hayallerinde köpeği ile birlikte yaşayan bir çocuk, Jim Button ise kaptan Luke ve tren rayı olmayan yerlerde gidebilme yetisine sahip Lokomotif Emma  ile dünyayı dolaşırdı. Sonra lise yıllarımda National Geographic Adventure, kanal listesine dahil oldu ve ben de böylece Charley Boorman ile tanıştım. Onun uçak kullanmadan Dünya’yı keşfetme çabasına özendim.

Sonra ne mi oldu? 20 yaşında, almak istediği scooter ile Dünya’yı dolaşmak isteyen, yolda olmayı seven bir ben ortaya çıktı. -yazacağın giriş bölümüne ben senin! Okumaya devam et »


« Eski Yazılar //